KAREM EĞİTİM DANIŞMANLIK

Dil Eğitiminde Sizin Yanınızda - Karar Sizin Sorumluluk Bizim
Çevir de Bizim Dilimiz

Çeviri de Bizim Dilimiz


Çeviribilime başlamam fakülte yıllarında Ayşe Nihal Akbulut Hanım’ın kaderin hoş bir sürprizi olarak çeviri dersimize girmesi ile başladı; o beni tuttu, ben de tutunmaya çalıştım. Çevirinin ve kültürler arasında iletişim kurmanın dil becerilerinin çok daha ötesinde olduğunu o yıllarda keşfettim. Çevirmenin, plan yapan ve bu plana göre bir çeviri stratejisi oluşturarak belirlediği hedefleri gerçekleştiren kişi olduğunu öğrendim. Bu süreç içerisindeki en önemli özelliğin karar vermek olduğunu,  verilen kararların gerekçelerinin ve sorumluluğun çevirmene ait olduğunu bu sayede anladım. Kültürlerin insanlar gibi canlı olduğunu ve zamanla kendi içlerindeki baskılar ve fırsatlar nedeniyle sürekli bir değişim içinde olduğunu ve hatta kültürlerarası ilişkilerle birbirlerini nasıl etkilediklerini gördüm.

 

Hava gibi varlığını bilip hissetmemize rağmen kültürlerarası etkileşimin gözle görülmemesi, yine o yıllarda keşfettiğim bir başka gerçek sayesinde değişti: Sualtı dünyasının keşfi. Başlangıçta yeni bir dünyanın hemen yanıbaşımızda olmasına rağmen bizlerden uzak kaldığını düşündüğüm, ancak sonradan Çeviribilim dünyasının temel konusu olan kültürel dizgeler ve bunların birbiriyle olan ilişkileri ile örtüşen bir dünya idi bu yeni yeni tattığım ve keşfettiğim. İki dünya vardı: Sualtı ve suüstü. İkisi de bir atmosferle kaplı idi: Su atmosferi ve hava atmosferi. Ne kadar canlı ve hareketliydiler... Tıpkı kültürler gibi. Bu kişisel benzetme ve düşüncelerim, bu çalışmanın içinde bir yazı ile sizinle paylaştıklarım arasında yerini aldı.

Fakülte yıllarında Çeviribilime Nihal Hanım’la bir başlangıç yaparken onun yol göstericiliğinde benim de tutunma çabalarım bir şiirle başladı: Yahya Kemal Beyatlı’nın “Sessiz Gemi” adlı şiiri. Bir yolculuğa başladım. Şiir çevirisi hakkında pek de bir şey bilmeden “Cahiller, cesur olur.” sözünü adeta kanıtlarcasına başladım. Çeviribilimi ve şiir çevirisini öğrenmekle geçen yıllar içerisinde “Sessiz Gemi” şiirini ingilizceye çeviri uğraşım da olgunlaştı. Öğrendim ki bu iş bitirilebilen işlerden değildi. Bütün eksikliğine rağmen, bu kez verdiğim emeğin cesareti ile, bunu sizlerle paylaşmak istedim. “Sessiz Gemi” ile kendi merakımı gidermeye çalıştığım ve bu süreçte edindiğim bilgi ve bakış açılarımı bir üst yazı ile şiirin çevrilebilirliği konusuna ayırdım. “Şiir çevrilebilir mi?” sorusuna benim cevabım, “evet”tir. Gereçlerini ise ilerleyen satırlarda bulacaksınız.

 

Şiirler ve şarkılar, hayattan bir tatlı huzur almanın eşsiz yollarından biridir. Bir başka gerçek de var ki belki onlar kadar tatlı olmayabilir ama daha gerçek ve daha yaşamın içinden. Çevirinin vazgeçilmez bir parçası olan ve kültürlerin her an birbirleri ile etkileşim içerisinde olduğu  alanlardan biri: Haberler. Gerek görsel gerekse yazılı medyanın bizleri her gün ne kadar bilgiye mağruz bıraktığı ve bizlerin bu kadar yoğun bilgi akışı ile nasıl baş ettiğimiz şaşırtıcı düzeylerdedir. Bilginin çok çabuk eskidiği ve hızlı olmanın önemli bir değer olarak algılandığı bir dünyada yaşıyoruz. Televizyon kanallarının ve gazetelerin haberleri hazırlarken, dış haberler servisinin bu bilgilere nasıl ulaştığını ve çeviri sürecinin nasıl yaşandığını merak edenlere, yaşandığı şekliyle haber metinleri ve Çeviribilimin kullanmalık metinlere haber metinleri özelinde yaklaşımı bir yazı olarak buraya dahil edildi. Çeviride eşdeğerlik konusuna yaşamın içinden bir cevap vermeye çalıştım.

 

Hellen Keller, o karanlık dünyasını aydınlatan Anne Sullivan Macy’e bir şükran ve bütün özürlü bireylere bir destek olarak kaleme aldığı ve hemen herkese yaşamı yakalamak için bir fırsat veren “Three Days To See(Üç Gün Olsun Görebilmek İsterdim)” başlıklı yazısı,  dil ve iletişim uzmanı aynı zamanda da pek az dostunun bildiği yönüyle şair Şaban Çobanoğlu tarafından dilimize kazandırıldı. Kendisiyle, Çeviribilimin en karanlık noktalarından biri olan çevirmen kararlarını ele aldım. Metin, Reiss’ın belirttiği işlevlerden anlatımsal yönünün yanında içeriği ile de dikkat çekicidir. Kaynak ve erek metinleri de bulabileceğimiz bu yazıda çevirmenin sorumluluğu nasıl üstlendiğini de görmüş olacağız.

 

Sessiz Gemi’nin başka kültürlerde sesi olan üç yolcusu, çıkılan yolculuğa şahitlik ediyorlar. Yahya Kemal Beyatlı’nın bu çok sevilen ve bestesi de yapılan şiirinin Talat Sait Halman ve Behlül Toygar ile ayrı ayrı çevirdik. Çeviri metinler, okurların damaklarında ortak bir tat bırakarak kaynak metin erek dizgede daha iyi anlaşılmasında büyük rol oynamaktadır.

 

Bu beş metni zevkle okumanız dileğiyle....

 

Oktay  Eser

İstanbul Kültür Üniversitesi - 2007

0505 451 85 47

oktayeser@hotmail.com